Archive for July, 2013


Yaşadığım durum normal ve sadece bana göre özgü bir şey değil. Bunu birçok insan yaşıyor. İnsan kendi kendine böyle dediği zaman daha bir rahat oluyor.

Nietzsche ”Amor fati” yani ”Kaderini sev” diyerek geçmiş ve gelecekteki yaşantımızdan hoşlanmamızı söylüyor. Bunu şöyle açıklayabiliriz: insan doğduğu zaman çevresi belirli imkânlarla çevrili olmayabilir ya da engelli bir birey olarak doğmuş olabilir. Bunun örneklerini çokça çevremizden görebiliyoruz gözlerimizle, değil mi? Örneğin görme yetisi olmasaydı ne yapacağımı bilemezdim kesinlikle ve bunun için şükretmek kendimi oldukça iyi hissetmeme yol açıyor. Her ne ise geleceğimizin de bize ne getireceği belli değil ve alışkanlıklarımızla en azından onu şekillendirebilme gücüne sahibiz.

Geçmişimizle barışık olup geleceğimizi de şimdiki zamandan başlayarak şekillendirmeye başlıyor olmamızın bizi daha memnun edici bir seviyeye getireceğini düşünüyorum.

Patron benim.

Pigeon over-looking

Bu sefer Irvin D. Yalom tarafından yazılmış olan ”Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek” adlı kitabın babam tarafından altı çizili olan yerlerini geçireyim dedim:

  • İşimiz yanıt vermek değil, arkadaşlarımıza ve bize yakın olanlara kendi yanıtlarını keşfetmelerine yardım edecek yolları bulmak.
  • Stoacılar bize iyi yaşamayı öğrenmenin iyi ölmeyi öğrenmek, aynı şekilde iyi ölmeyi öğrenmenin de iyi yaşamayı öğrenmek olduğunu öğretmiştir.
  • Kanserli hastaların çoğu, başka insanlara karşı duydukları korkuların azaldığını, risk almaya daha istekli olduklarını ve reddedilme konusunda daha az endişe duyduklarını belirtiyorlardı.
  • Nasıl yaşayacağımı öğrenmek için vücudum kanserle kalbura dönene kadar beklemek zorunda kalmam ne acı!
  • İyi davranışlar insana ölümüne kadar eşlik eder ve dalgalanarak sonraki kuşaklara aktarılır.
  • Başkaları için değerli olma arzusu…
  • Nietzsche ”Sevebileceğiniz bir kader yaratın.”
  • Pişmanlık duymadan yaşamanın bir yolunu bulabilir misin?
  • Nietzsche‘nin iki granit cümlesi: ”Olduğunuz kişi olun” ve ”Beni öldürmeyen şey güçlü kılar.”
  • Kişi hayattayken minnettarlık ziyaretleri yapılması.
  • Şimdi yeni pişmanlıklar duymadan nasıl yaşayabilirsin? Hayatını değiştirmek için ne yapman gerek?

İshak Alaton’un hem Lüzumlu Adam hem de Lüzumsuz Adam adlı kitaplarını okumuştum, ama not almayı başarabildiğim bir bu paragrafı var elimde, onu da buraya geçireyim dedim (gerçi altı çizili cümlelerin olduğu paragraflar var okuduğum satırlar arasında fakat kitaplar sanırım başka bir yerde, o yüzden buraya yazmak istersem tekrar bir kontrol etmem gerekecek):

Hayat zannedildiği kadar uzun değil. Zaman akıp gidiyor. Ne yaptıysan, ne için mücadele verdiysen sadece o kalıyor geriye… Unutma ki, ömür dediğin şey yaştan ibaret değil, yaşadıklarından ibarettir. Her şey küçük başlar, küçük adımlarla başlar. Olmadık zamanda olmadık engeller, problemler çıkar karşına ve sen hep sınanırsın. Tabii fırsatlar da… Karakterin ve tarzın oluşur yaşadıklarından.

A_scene_from_the_internship

Geçen pazar akşamı gittiğim ve başrollerinde Vince Vaughn ile Owen Wilson’ın oynadığı ”The Internship” adlı film bana pek bir çıtır çerezlik geldi. ”The Social Network” ile kıyaslanması gerekmiyor. Öte yandan insanın 20’li yaşlarına dönesi gelmiyor da değil tabii ki. 🙂

Kedi ve Çorap

Confused Cat

Kitaplardan Kısa Notlar

Bu, bir zamanlar kütüphanemde okumuş olduğum ya da babamın evinde göz gezdirdiğim bazı kitaplardan cümlelerdir ve benim olduğu kadar babamın da bazılarının altını çizdiği cümlelerin bir kısmını yazılı hâlidir. İşte onlar:

Steve Jobs (İnfomag Dergisinin Kasım 2009 sayısı ile beraber verildi)

  • Bir şey yapmak istediğinde aylara ve yıllara değil, günlere ve haftalara yayılan bir plan veriyordu.
  • Bir soruya zihninden geçenlerle tepisel olarak cevap verme becerisi, Zen.
  • Kendi başına düşünme yeteneği olup olmaması.
  • İşi zamanında, bütçe sınırları içinde tamamlıyor ve onlara istediklerinden fazlasını veriyordu.
  • Kimseyi aşağılamadan meydan okumaya teşvik etmek.
  • Fikirlerini değiştiremeyen biri, geçmişin esiri olur.

Hintli Kulübesi (Bernardin de Saint-Pierre)

  • Her insan hakikati kendi mutluluğu için aramalı.
  • İnsan hakikatı zekâsı ile değil, önce kalbiyle aramalı.
  • Başkalarının sana yapmasını istemediğin şeyi, sen de başkalarına yapma.
  • Hakikati temiz kalpli olanlara, yani hakikati arayan temiz insanlara söylemeliyiz.
  • Mezarlıklarda kudretin, kibrin ve gururun zerresi yoktur.

Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak (Dale Carnegie)

  • Kendinden başka eleştiride istenilmediğinde bulunma.
  • Münasip olan bir şeyi yapmayı 20 kişiye öğretmek, kendi telkinini uygulayan o 20 kişiden biri olmaktan daha kolaydır.
  • Başkasının çılgınlığı bizim gerçekliğimiz olması zorunda değil.
  • Yargılamayınız, çünkü henüz yargılanmadınız.
  • Hatasında ısrar eden aptaldır.
  • Güvenilir olmak; sevilmekten daha önemlidir.
  • İşin ehli kişilere danışılmalı.
  • Doğruları alın, hatalı olanları terk edin.
  • İnsanlar fazla çalışmakta ölmezler, sefahatten, üzüntüden ölürler.
  • Düşünmek kabiliyeti ve işleri önemleri sırasıyla yapmak kabiliyeti.
  • Kararlarınızı devamlı geciktirmeyiniz.
  • İşi tertiplemeyi, işi başkasına da yaptırmayı ve teftiş etmeyi öğreniniz.
  • Eğer elinizdeki size yetmiyorsa, dünyaya sahip olsanız bile, yine bedbaht olursunuz.
  • Kendinizi fazla ciddiye almayın.
  • Levazım hattınızı açık tutun.
  • Daha aşağı inemezseniz yukarı doğru yükselin.
  • Bedbaht olmanın sırrı, mutlu muyum, değil miyim diye merak etmeye vakit bulmaktır.
  • Başkalarının kendiniz hakkında ne düşündüğü önemsiz birşeydir.
  • Hayat çok kısa olduğu için değeri büyüktür.
  • Schopenhauer ”Hayat yolculuğuna hazırlanırken ilk hazırlanacak malzeme, kafi miktarda kadere rızadır.”
  • Allah değiştirilemeyecek şeyleri kabul edecek inancı, değiştirilebilecek şeyleri değiştirecek cesareti; aradaki farkı bilecek aklı ihsan eylesin.
  • Sonunda herkes kendi cürmünün cezasını çeker. Bunu hatırlayan insan hiç kimseye öfkelenmez, kimseyi alçaltmaz, kimseyi ayıplamaz, kimseye hakaret etmez, kimseden nefret etmez.
  • Başkasının yaşamını daha iyi yapamıyorsanız zamanınızı boşa harcıyorsunuz demektir.
  • Herhangi bir insan, güneş batıncaya kadar sabırlı, temiz bir hayat yaşayabilir. Hakikatte hayatın mânası bundan ibarettir.
  • İnsanı yıldıran karşılaştığı haller değil, o haller hakkında düşündükleridir. İnsan kalben ne düşünürse, kendisi odur.
  • Dünyayı ve dünyadaki herkesi değiştirmek… Halbuki değiştirilmesi icap eden bir tek şey, zihin olan fotoğraf makinesinin adesesinin odağıdır. Huzursuzluk dakikaları herkesin hayatında olduğu gibi kişiyi sarmaya başlayınca fotoğraf makinasını ayarlamak lâzım geldiği söylenir, her şey yoluna girer.
  • Düşüncelerimizi aleyhimize değil, lehimize işletelim.
  • Hayatta iki gaye vardır: birincisi isteğinize ulaşmak, ikincisi ondan zevk almaktır.
  • Mesele nedir, meselenin sebebi nedir, meseleyi halletmek için çareler nedir, sizin teklif ettiğiniz hal çaresi nedir?
  • Ayakkabım yok diye sıkılırken sokakta ayaksız bir adam gördüm.
  • Yanlış bir korku günahtır.

Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı (Stephen Covey) 

  • Proaktif ol, sonunu düşünerek işe başla, öncelikleri başa koy, kazan-kazan diye düşün, önce anla sonra anlaşıl, sinerji oluştur, baltayı bile.

Varoluşçu Psikoterapi (Irvin Yalom)

  • İnsan geriye doğru iradesini kullanamaz… Ama geleceğini değiştirerek geçmişini telafi edebilir.
  • Hayat mantık gerektirmez.
  • İnsan, varlığının seyircisi değildir, kendi yaşantılarını kendi yaratır.
  • Ölüm, hayattaki en önemli olaydır.
  • İnsanlar ölüm eğitimi almalıdır.
  • Ölmeden önce iyi yaşa.
  • 50 yıl insanlara günah çıkartan bir papaz ”Öncelikle, insanlar düşünebildiğinizden çok daha mutsuz… ve sonra şöyle bir gerçek var ki, yetişkin insan diye bir şey yok.”
  • Varoluşun getirileriyle yüzleşmek acı verir, fakat sonunda iyileştirir.
  • Senecca ”Vazgeçmeye hazır ve istekli olanlar dışında hiç kimse hayatın gerçek tadını alamaz.”
  • İvan İlyiç’in Ölümü kitabında adam kötü bir şekilde ölmektedir; çünkü kötü bir şekilde yaşamıştır.
  • İnsanı mutlu yaşatan duygu, başkaları için bir şeyler yapabilme duygusudur.

Kanserli Hastalardan Kişisel Gelişim Maddeleri:

  1. Hayat önceliklerini yeniden düzenlemek: önemsizi önemsiz olarak görmek.
  2. Özgürlük duygusu: yapmak istemedikleri şeyi yapmamayı seçebilme.
  3. Hayatı emekliliğe ya da başka bir noktaya dek ertelemek yerine güçlü bir o anda yaşama hissi
  4. Hayatın önemli gerçeklerini canlı bir şekilde kabul etme: değişen mevsimler, rüzgar, dökülen yapraklar, Noel…
  5. Sevilen kişilerle krizden önce olduğundan daha derin iletişime girmek.
  6. Krizden öncesine göre daha az kişilerarası korku, reddedilmeyle ilgili daha az kaygı, risk almaya daha büyük isteklilik.
  • Normaller, nevrotik ve psikotik bireyler arasındaki en önemli fark, psikotiklerin diğerlerine göre daha yaygın ölüm korkusu göstermeleridir.
  • Kişisel gelişimi engelleyen uyumsuz ve katı davranış aslında nevrotik davranıştır.
  • İnsanın kendi babası hâline gelmesi (…)

Evet, şimdilik bu kadar diyelim.